19 yuzyilda kirim muhacirlerinin Оsmanli sosyoekonomik ve kulturel hayatina etkisi
В данной статье мы рассматриваемый Влияние крымскотатарских переселенцев на социально-экономическое развитие Османского государство в XIX веке.
Збережено в:
| Опубліковано в: : | Культура народов Причерноморья |
|---|---|
| Дата: | 2011 |
| Автор: | |
| Формат: | Стаття |
| Мова: | other |
| Опубліковано: |
Кримський науковий центр НАН України і МОН України
2011
|
| Теми: | |
| Онлайн доступ: | https://nasplib.isofts.kiev.ua/handle/123456789/55270 |
| Теги: |
Додати тег
Немає тегів, Будьте першим, хто поставить тег для цього запису!
|
| Назва журналу: | Digital Library of Periodicals of National Academy of Sciences of Ukraine |
| Цитувати: | 19 yuzyilda kirim muhacirlerinin Оsmanli sosyoekonomik ve kulturel hayatina etkisi / Dr. Hacı Murat Arabaci // Культура народов Причерноморья. — 2011. — № 199, Т. 1. — С. 92-94. — Бібліогр.: 5 назв. — тур. |
Репозитарії
Digital Library of Periodicals of National Academy of Sciences of Ukraine| _version_ | 1860250575322480640 |
|---|---|
| author | Dr. Hacı Murat Arabaci |
| author_facet | Dr. Hacı Murat Arabaci |
| citation_txt | 19 yuzyilda kirim muhacirlerinin Оsmanli sosyoekonomik ve kulturel hayatina etkisi / Dr. Hacı Murat Arabaci // Культура народов Причерноморья. — 2011. — № 199, Т. 1. — С. 92-94. — Бібліогр.: 5 назв. — тур. |
| collection | DSpace DC |
| container_title | Культура народов Причерноморья |
| description | В данной статье мы рассматриваемый Влияние крымскотатарских переселенцев на социально-экономическое развитие Османского государство в XIX веке.
|
| first_indexed | 2025-12-07T18:42:21Z |
| format | Article |
| fulltext |
Dr. Hacı Murat Arabaci
19 YÜZYILDA KIRIM MUHACİRLERİNİN OSMANLI SOSYOEKONOMİK VE KÜLTÜREL HAYATINA ETKİSİ
92
Dr. Hacı Murat Arabaci
19 YÜZYILDA KIRIM MUHACİRLERİNİN OSMANLI SOSYOEKONOMİK
VE KÜLTÜREL HAYATINA ETKİSİ
ВЛИЯНИЕ КРЫМСКОТАТАРСКИХ ПЕРЕСЕЛЕНЦЕВ НА СОЦИАЛЬНО-ЭКОНОМИЧЕСКОЕ
РАЗВИТИЕ ОСМАНСКОГО ГОСУДАРСТВО В XIX ВЕКЕ
В данной статье мы рассматриваемый Влияние крымскотатарских переселенцев на социально-экономическое
развитие Османского государство в XIX веке.
Osmanlı toplumsal yapısının, içerisinde barındırdığı çok farklı dil, din ve milletten müteşekkil görünen
tablosuna, 19. yy. dan itibaren Kafkasya, Kırım ve Balkanlar’dan aldığı göçlerle yeni unsurlar eklenmiştir. Bunların
içerisinde sayıca oldukça fazla olan unsurlardan biri de, Türk ve Müslüman Kırım halkıdır. Ancak, bilindiği gibi
Kırım Türkleri ile Osmanlı Devleti arasındaki ilişkiler çok daha eski tarihlere dayanmaktadır.
“Kırım'ın ve Türkiye'nin Müslüman Türk halkları arasındaki ilişkiler 1783'de Rusya'nın Kırım'ı işgalini
müteakip yeni özellikler göstermeye başladı. Her şeyden önce, Kırım'dan Türkiye'ye XIX. yüzyıl boyunca ardı
arkası kesilmeksizin devam eden göçler öylesine anormal bir tablonun doğmasına yol açtı ki, Osmanlı ülkesinin
muhtelif bölgelerine yerleştirilmiş olan Kırım Tatar muhacirlerinin sayısı Kırım'da kalanların sayısını kat kat aştı.
Bu süreç zaman içinde daha da artan oranda devam etmekteydi. Bu bakımdan, o yıllarda (ve hattâ bir ölçüde günü-
müzde dahi) Kırım'da Türkiye'de her hangi bir akraba ve yakını bulunmayan bir Kırım Tatarına rast gelmek adetâ
imkansız gibiydi”
1
.
Osmanlı Devleti’nin ister siyasi sınırlarında, isterse dini ve kültürel hinterlandında olsun, işgale uğramış hemen
tüm Müslüman toplumlar için Osmanlı imajı, hilafet merkezi olması hasebiyle, ‘başı sıkıştığında başvurabileceği,
tehlike anında sığınabileceği güvenilir bir liman’dı. Rus işgalinin ilk dönemlerinde Müslüman Kırım Türkleri,
Türkistan ve Kazan örneklerinde de görüldüğü gibi, kendilerini işgalci idareye ve topluma karşı fiilen tecrid
etmişlerdi. Bir bakıma bu şekilde asimile olmaktan da korunmuşlardır. Nihayet çaresiz kalınca da tabii olarak göç
etmeye başlamışlardır.
“Bu göçler her sınıf halkı (zengin, fakir, şehirli, köylü, cahil, alim) kapsadığı içi bugünkü Türkiye'deki Kırımlı
unsur Türk dünyasının diğer ülkeleriyle kıyaslanamayacak biçimde anavatanın (Aktoprak) her köşesine yerleşmiş
(hatta Güneydoğu Anadolu bölgesinde bile Kırım muhacir köyleri vardır)
ve ülkemiz hayatının her safhasında
yerini almıştır. Nihayet Kırımlıların Osmanlı ulema ve bürokrasisi arasındaki üyeleri bu devletin hayatı kadar
eskiye uzanır ve pek alışılmış bir görünüm arz ederdi. Bizzat Bursalı Mehmet Tahir merhumun kaleme aldığı
biyografik eser bu durumun bir ifadesi ve kanıtıdır. Şahsen Tekirdağ (Tekfurdağı-Rodosçuk) sicilleri üzeride
yaptığımız bir tarama; bu beldedeki Kırımlıların tâ 15. asırdan beri göç ederek geldiğini, İstanbul ve Kırım ve
diğer Rumeli şehirleri arasındaki bir göçün, sadece harb ve kıyım dolayısıyla değil; çok eskiden beri iktisadî
sebeplerle de başladığını gösteriyor”
2
.
Kırım'ın Osmanlı Devleti ile evvelden beri var olan iktisadi ve kültürel ilişkileri 1783'den sonra da
kesilmemiştir. İstanbul'da eğitim görmek maksadıyla gelen pek çok talebe mevcuttur. Bilhassa matbaanın geniş
kullanımından sonra İstanbul'da basılan kitapları getirmek gibi alışkanlıklar devam etmiştir. Kırım’ın bilhassa
Bahçesaray bölgesinde konuşulan Türkçesi ile İstanbul Türkçesi birbirilerine çok yakındır. Bu yüzden İstanbul’dan
getirilen eserleri anlama problemi olmamıştır. Şurası unutulmaması gereken bir gerçektir ki, İsmail Bey
Gaspıralı’nın gerek Usul-i cedid mektepleriyle, gerekse Tercüman gazetesi ile Türk dilinin ve İstanbul Türkçesinin
okunup anlaşılabilmesine yaptığı katkı büyüktür. İstanbul Türkçesi sadece ulemanın dilinde ve kaleminde ve Gazi
Giray Han'ın şiirlerinde değildi, geniş halk tabakasının kahvehanelerde okutup dinlediği, Anadolu’da olduğu gibi
Kırım’da da, çocuklara evin büyükleri tarafından okuduğu Seyyid Battal Gazi ve Hz. Ali menkıbeleri, Kerem ile
Aslı, Tahir ile Zühre, hikâyeleri gibi eserlerin hepsi İstanbul’dan ve diğer şehirlerden giden taşbaskısı metinlerdi; ne
mimarî eserler, ne okunan kitaplar, ne camilerdeki hutbe ve yazı ve okuma alışkanlığı hiçbir zaman imparatorluğun
merkezî kıtasından, yani Türkiye'den kopmuş değildi
3
.
Bunun yanı sıra, bazı gymnasium ve ortaokullarda Türkiye Türkçesi de öğretiliyor ve tıpkı bugün bizdeki
yabancı okullarda olduğu gibi Türk Tarihi, Coğrafya ve Edebiyat dersleri muallimleri Türkiye'den geliyordu. İsmail
Bey Gaspıralı da Türkiye’den Kırım’a muallimler getirilmesini desteklemekte idi. Bunların bir kısmı merhum şair
Şevki (Bektöre) Bey gibi Türkiye'de yetişmiş Kırımlılar, bir kısmı ise bu yurdun gençlerini eğitmeye koşan
münevver, idealist Anadolu ve Rumeli insanlarıydı
4
.
1 Hakan Kırımlı, Kırım Tatarlarında Milli Kimlik ve Milli Hareketler (1905-1916), TTK Yay. Ankara, 1996, s.177.
Türkiye’deki en önemli Kırım araştırmacılarından biri olan Doç. Dr. Hakan Kırımlı, kendisi ile, 20.01.2003 tarihinde
Ankara’da yaptığımız mülakatta; Türkiye’nin sadece iki vilayeti (Tunceli ve Hakkari) hariç her vilayetinde Kırım Tatarı
yaşadığını ifade etmiştir. Kırımlı, “Türkiye’deki Kırım Tatar yerleşim yerleri” ile bir çalışma yaptığını belirterek, mezkur
yerlerin pek çoğunun kendisi tarafından bizzat gidilerek tespitinin yapıldığını ve bu çalışmasının devam ettiğini ifade etmiştir.
2
İlber Ortaylı, “Türkiye'de Kırımlı Aydınlar”, Sanatı, Tarihi, Edebiyatı ve Musikisiyle Kırım (Ed. Oktay
Aslanapa), Yeni Türkiye Yay. Ankara, 2002, s. 58.
3 Ortaylı, a. g. m., s. 59.
4 Ortaylı, a. g. m., s. 59.; Kırımlı, a. g. e., s.179.
Вопросы духовной культуры – ИСТОРИЧЕСКИЕ НАУКИ
93
Bu örnekler göz önüne alındığında Kırım Türklerinin, sosyo-kültürel olarak Osmanlı toplumundan çok farklı
olmadığı görülebilir. Bu durum şüphesiz göçlerle gelen Kırımlıların Türkiye’deki uyum sürecini hızlandırdığı gibi,
pek çok sahada kısa zamanda aktif görevler üstlenmesine de zemin hazırlamıştır.“Son yetmiş yıldaki despot
yönetimin Kırımı anavatandan tecrid etmesi hatta Kırım ahalisinin Sovyetlerin uzak köşelerinde kırk yıllık bir
sürgüne tabi tutulması, Türkiye ile bütün bağların kopması, asıl kültürel ve etnik rengin muhafazasını yok
edememişse bunda mâzinin müesseselerinin ve ananelerinin kuvvetli etkisinin rol oynadığı açıktır”
1
. Hilal-i Ahmer
Cemiyeti’nin kuruluş ve gelişmesindeki önemli rolü olan, aynı zamanda tıp dilinin Türkçeleşmesinde verdiği
derslerle ve 1869'da yayınladığı iki tıp kitabı ile tıp ilmine büyük katkısı olan Kırımlı Aziz İdris Bey, 38 yıllık kısa
ömründe (1840-1878) bu ülkeye büyük hizmetler yapmıştır. Gene geçen asrın şairlerinden Aziz Bey de Kırımlı bir
ailenin, II. Mahmud devri ricalinden Pertev Paşa'nın soyundandır. Dikkat edilmesi gereken husus, bu iki zatın
eserlerini okuyanlar, her ikisinde de Osmanlı Türklüğünden farklı bir ‘Kırımlı’ kimlik ve şuurunun olmadığını
görecektir
2
. Bu durum da bize, daha önce ifade ettiğimiz gibi Anadolu Türklüğü ile Kırım Türklerinin
birbirilerinden çok keskin hatlarla ayrılmış farklı bir kimliğin olmadığını gösteren bir başka örnektir.
Önce 1905 Rus İnkılâbı ve bilâhare de 1908 Osmanlı Meşrutiyet İnkılâbı ile Kırımlı Türkler ile Türkiye
arasındaki ilişkilerde önemli bir dönüm noktası oluşturmuştur. 1905 yılı sonrasında, Rusya esareti altında yaşayan
Türklere yeni haklar verilmiştir. Bu haklar sonucunda bilhassa eğitim alanında Kırım Türklerinin büyük ihtiyaç
duyduğu öğretmen kadroları Türkiye’den gelen muallimlerle karşılanırken, pek çok Kırım Türk genci de okumak
maksadıyla İstanbul’a geldiler. Bu gelişmelerin ilerisi için çok önemli kalıcı tesirleri oldu. Bu yıllarda, Türkiye
Türk’ü aydınlarını büyük ölçüde etkilemiş olan “hürriyet, adalet, müsavat” gibi kavramlar ve “Türkçülük” gibi
dönemin fikir akımları ve hatta “komitacılık” faaliyetleri Kırımlı aydın Türkleri de tesiri altına almıştı. Bunun
neticesi olarak bu Kırımlı Türk’ü aydınlar istiklâlci, hürriyetçi ve milliyetçi olarak yetişti. Bu kadrolar İstanbul’da
ve Kırım’da yeraltı teşkilatları kurarak yaygın bir faaliyet içine girdiler.
Akmescit’teki Kırım Müslüman Cemiyet-i Hayriyesi 1905'de Akmescit'de bir rüşdiye açmaya karar verdi.
Mektebin müdürlüğünü üstlenmek üzere İstanbul'dan uygun bir muallim aramaya başladı. Bir Kırım Tatar muhacir
ailesinin çocuğu olan ve o sırada İstanbul'da Hukuk Mektebi'nde talebe olan Ömer Sami (Arbatlı) (1881-1951)
muallim olarak görevlendirildi. Zaman içerisinde Akmescit’te Ömer Sami'nin başarısı Kırım'ın diğer yerlerindeki
Müslüman Cemiyet-i Hayriyelerini de aynı yolu izlemeye teşvik etti. Bu şekilde, Abdürreşid Mehdi'nin
teşebbüsüyle Karasubazar Müslüman Cemiyet-i Hayriyesi de Yeni açılan Karasubazar Rüşdiyesi'nin müdürlüğüne
getirdi
3
. Gözleve Müslüman Cemiyet-i Hayriyesi ise Gözleve Rüşdiyesi'nin tesis ve idaresi için İstanbul'daki
Yüksek Ticaret Mektebi'nin mezunlarından Ethem Feyzi (Gözaydın)yi getirdi. Ethem Feyzi yaklaşık otuz sene
kadar bir süre kuzey Türkleri arasında muallimlik hizmetinde bulunmuş, Türk kültürü için hizmet etmiştir
4
.
Yirminci yüzyıl başlarında Kırım’da hem erkek hem kız çocuklarının eğitimi hususunda büyük bir gayret
dikkati çekmektedir. Şüphesiz bunda daha önce bahsettiğimiz gibi Türkiye’deki Kırım diasporasının çocuklarının
katkısı çok büyüktür. O kadar ki, bu şekilde Türkiye’den Kırım’a gidenler arasında ticari hayatını terk ederek gitmiş
olanlar bile mevcuttur. Bunlardan bir tanesi, Eskişehir’e göçle gelip yerleşen ve burada ticarete başlayan Fevzi
Altuğ (Elitok) (1878-1934) dur. Fevzi Altuğ Eğitimci ve milliyetçi bir Kırım aydınıdır. Eskişehir’de Kırım
Türklerinin iskanı ile ilgili olarak kurulan Muhaceret Komisyonunda çalışmıştır. Hatta bu komisyon vazifesi
dolayısıyla Eskişehirdeki Kırım muhacir köylerinden halen aynı adla kurulu Fevziye Köyü’nün adının Fevzi Bey’e
izafeten verildiği ifade edilmektedir
5
. 1905 yılında ailesini Eskişehir’de bırakarak Kırım’a giden Altuğ, burada
Gaspıralı’nın basımevinde ve dağıtım kolunda çalışmaya başlamıştır. 1906 yılında Azak Denizi kıyısındaki
Akmanay Köyü’nde Dar’ül-İrfan mektebini kurarak, 1908 yılına kadar Kırım Türklerinin kültür ve maarif davasına
hizmet etmiştir
6
.
“1905'den itibaren Kırım'daki rüşdiye ve ilk mekteplerde ders veren Türkiye'den davet edilmiş muallimlerin
sayısı büyük bir hızla arttı. Bu dönemde Kırım'daki hemen her büyükçe Usûl-ü Cedid mektebinde Türkiye'den
gelmiş en az bir muallim bulunduğu anlaşılmaktadır. Bunların mevcudiyeti o mektebe mahallî halk arasında büyük
itibar kazandırıyordu. Çoğu Türkiye'de Kırım'a nisbetle çok daha iyi bir tahsil ve yetişme imkânına sahip olmuş
olan bu muallimler Kırım'da yeterli sayıda yetişmiş kadroların mevcut olmayışından doğan açığın büyük ölçüde
kapatılmasını sağladılar. Osmanlı vatandaşı olan bu muallimlerin ezici çoğunluğu Türkiye'ye yerleşmiş eski Kırım
Tatar muhacirlerinin torunları hattâ torunlarının çocukları olduklarından Kırım lehçesine, adetlerine ve yaşayışına
hiç de yabancı değillerdi. Bu ise onların mahallî halk nezdinde kabul görmelerini ve kaynaşmalarını çok daha
kolaylaştırdığı gibi, işlerini bir misyon şeklinde gönülden benimsemelerini de sağlıyordu
7
.
Bu şekilde Türkiye’den muallim getirilerek açılan rüşdiyeler başta Gaspıralı olmak üzere cedidçilerin desteğini
almakta ise de, Kırımdaki gelenekçiler tarafından eleştirilmekte idi. Kısa bir müddet sonra bu rüşdiyeler Çarlık
rejiminin de dikkatini çekti. Çarlık idaresi Türkiye’den getirilen bu muallimlerin “Osmanlı Devleti tarafından
vazifeli olarak gönderildiğini ve İslamacılık fikri ile milli şuuru yayma gayretinde ve iddiasında olduklarını,
1 Ortaylı, a. g. m., s. 59.
2 Ortaylı, a. g. m., s. 61.
3 Kırımlı, a.g.e., 179.
4 Cafer Seydahmet Kırımer, “Önsöz”, Kırım Türklerinin Yerleşme ve Göçmeleri, (Yaz. Ethem Feyzi Gözaydın) İstanbul,
1948, s.3-4.
5 Fevzi Altuğ, Dikenli İlişkiler Kırımlı Bir Öğretmenin Anıları ve Şiirleri, (Yay. Haz. İnci A. Bowman) Türk Dünyası
Araştırmaları Vakfı Yayınları, İstanbul 2005, s.25-26.
6 Altuğ, a. g. e., s. 26-27.
7 Kırımlı, a. g. e., s. 180.
Dr. Hacı Murat Arabaci
19 YÜZYILDA KIRIM MUHACİRLERİNİN OSMANLI SOSYOEKONOMİK VE KÜLTÜREL HAYATINA ETKİSİ
94
ayrılıkçılığı teşvik ettiklerini” ileri sürerek, 1910 yılına kadar Kırım’da açılan bütün rüşdiyeleri kapattı. Osmanlı
vatandaşı olan muallimler ise sınır dışı edildi
1
.
KAYNAKÇA
1. ALTUĞ, Fevzi, Dikenli İlişkiler Kırımlı Bir Öğretmenin Anıları ve Şiirleri, (Yay. Haz. İnci A. Bowman)
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yayınları, İstanbul 2005.
2. GÖZAYDIN, Ethem Feyzi, Kırım Türklerinin Yerleşme ve Göçmeleri, İstanbul, 1948.
3. KIRIMER, Cafer Seydahmet, “Önsöz”, Kırım Türklerinin Yerleşme ve Göçmeleri, (Yaz.: Ethem Feyzi
Gözaydın) İstanbul, 1948.
4. KIRIMLI, Hakan, Kırım Tatarlarında Milli Kimlik ve Milli Hareketler (1905-1916), TTK Yay. Ankara,
1996.
5. ORTAYLI, İlber, “Türkiye'de Kırımlı Aydınlar”, Sanatı, Tarihi, Edebiyatı ve Musikisiyle Kırım (Ed. Oktay
Aslanapa), Yeni Türkiye Yay. Ankara, 2002, s.57-64.
1 Kırımlı, a. g. e., s. 181.; Aynı şekilde, Fevzi Bey’in Azak Denizi kıyısında bir köyde muallimlik yapmakta iken baskılardan
dolayı Türkiye’ye dönmek zorunda kaldığı ifade edilmektedir. Altuğ, a. g. e., s.27.
|
| id | nasplib_isofts_kiev_ua-123456789-55270 |
| institution | Digital Library of Periodicals of National Academy of Sciences of Ukraine |
| issn | 1562-0808 |
| language | other |
| last_indexed | 2025-12-07T18:42:21Z |
| publishDate | 2011 |
| publisher | Кримський науковий центр НАН України і МОН України |
| record_format | dspace |
| spelling | Dr. Hacı Murat Arabaci 2014-02-07T16:53:19Z 2014-02-07T16:53:19Z 2011 19 yuzyilda kirim muhacirlerinin Оsmanli sosyoekonomik ve kulturel hayatina etkisi / Dr. Hacı Murat Arabaci // Культура народов Причерноморья. — 2011. — № 199, Т. 1. — С. 92-94. — Бібліогр.: 5 назв. — тур. 1562-0808 https://nasplib.isofts.kiev.ua/handle/123456789/55270 В данной статье мы рассматриваемый Влияние крымскотатарских переселенцев на социально-экономическое развитие Османского государство в XIX веке. other Кримський науковий центр НАН України і МОН України Культура народов Причерноморья Вопросы духовной культуры – ИСТОРИЧЕСКИЕ НАУКИ 19 yuzyilda kirim muhacirlerinin Оsmanli sosyoekonomik ve kulturel hayatina etkisi Вплив кримськотатарських переселенців на соціально-економічний розвиток Османського держава в ХІХ столітті Влияние крымскотатарских переселенцев на социально-экономическое развитие Османского государство в ХІХ веке Article published earlier |
| spellingShingle | 19 yuzyilda kirim muhacirlerinin Оsmanli sosyoekonomik ve kulturel hayatina etkisi Dr. Hacı Murat Arabaci Вопросы духовной культуры – ИСТОРИЧЕСКИЕ НАУКИ |
| title | 19 yuzyilda kirim muhacirlerinin Оsmanli sosyoekonomik ve kulturel hayatina etkisi |
| title_alt | Вплив кримськотатарських переселенців на соціально-економічний розвиток Османського держава в ХІХ столітті Влияние крымскотатарских переселенцев на социально-экономическое развитие Османского государство в ХІХ веке |
| title_full | 19 yuzyilda kirim muhacirlerinin Оsmanli sosyoekonomik ve kulturel hayatina etkisi |
| title_fullStr | 19 yuzyilda kirim muhacirlerinin Оsmanli sosyoekonomik ve kulturel hayatina etkisi |
| title_full_unstemmed | 19 yuzyilda kirim muhacirlerinin Оsmanli sosyoekonomik ve kulturel hayatina etkisi |
| title_short | 19 yuzyilda kirim muhacirlerinin Оsmanli sosyoekonomik ve kulturel hayatina etkisi |
| title_sort | 19 yuzyilda kirim muhacirlerinin оsmanli sosyoekonomik ve kulturel hayatina etkisi |
| topic | Вопросы духовной культуры – ИСТОРИЧЕСКИЕ НАУКИ |
| topic_facet | Вопросы духовной культуры – ИСТОРИЧЕСКИЕ НАУКИ |
| url | https://nasplib.isofts.kiev.ua/handle/123456789/55270 |
| work_keys_str_mv | AT drhacımuratarabaci 19yuzyildakirimmuhacirlerininosmanlisosyoekonomikvekulturelhayatinaetkisi AT drhacımuratarabaci vplivkrimsʹkotatarsʹkihpereselencívnasocíalʹnoekonomíčniirozvitokosmansʹkogoderžavavhíhstolíttí AT drhacımuratarabaci vliâniekrymskotatarskihpereselencevnasocialʹnoékonomičeskoerazvitieosmanskogogosudarstvovhíhveke |